İşaret Dilinin Tarihçesi

İşaret Dilinin Tarihçesi

İşaret dilinin tarihçesi ne baktiğimizda, sağır toplulukların tarih boyunca işaret dillerini kullanmış olduklarını görüyoruz. İşaret diline dair en eski yazılı kayıt M.Ö. 5. yüzyıla dayanmaktadır, Platon’un Kratylos diyaloğunda Socrates şöyle der: “Eğer sesimiz veya dilimiz olmasaydı ve birbirimize bir şeyler anlatmak isteseydik, tıpkı şu an ahraz insanların yaptığı gibi ellerimizi, kafamızı ve bedenimizin geri kalanını hareket ettirerek işaretler yapmaya çalışmaz mıydık?”[5]

19. yüzyıla kadar işaret dillerine dair bilinenlerin çoğu dilin dokümantasyonundan ziyade sözel dilden işaret diline kelime aktarımı yapmayı kolaylaştırmak için üretilen el ile yapılan alfabeleri (parmak alfabeleri) ile sınırlıydı. Pedro Ponce’de León’un (1520 – 1584) ilk parmak alfabesini geliştirdiği söylenir.[6]

1620’de Juan Pablo Bonet Madrid’de Reducción de lasletras y arte para enseñar a hablar a losmudos (Dilsiz insanlara konuşmayı öğretmek için harflerin ve sanatın indirgenmesi) adlı kitabı yayımlamıştır.[7] Bu işaret dili sesbilgisi ve parmak alfabesi ile sağır insanlar için oral eğitim metodu sunan ilk modern ilmi eser olarak kabul edilir.

Britanya’da parmak alfabesi gizli iletişim[8], halka hitap etme ya da sağır insanların iletişimi[9] gibi amaçlar için kullanılıyordu. 1648’de John Bulwer “Usta Babington” adlı kişiyi parmak alfabesinde ehil bir sağır, “parmak eklemlerinde gayet başarılı” ve karısıyla dokunsal işaret yöntemini kullanarak kolaylıkla anlaşabilen birisi olarak tanımlamıştır.[10]

1680’de George Dalgarno kendi sağır eğitim metodunu ve harflerin sol eldeki eklemlere ve avuçtaki bölgelere tekabül ettiği eklemsel bir alfabeyi içeren Didascalocophusor, The deaf and dumb mans tutor (Didascalocophus ya da Sağır ve dilsizlerin eğitmeni) adlı kitabını yayınlamıştır.[11] Eklemsel sistemler işiten insanlar tarafından bir süre kullanılmıştı[8]; bazıları bu sistemin Ogham alfabesine kadar gittiği hakkında tahminlerde bulunmuştur.[12][13]

Bu alfabenin sesli harfleri kendilerine İngiliz İşaret Dili (British Sign Language) Avustralya İşaret Dili (Auslan) ve Yeni Zelanda İşaret Dili’nin (New Zealand Sign Language) çağdaş alfabelerinde yer bulmuşlardır. Modern iki elli parmak alfabelerinde sessiz harflerin ilk görünüşü 1698’da anonim bir sağır tarafından yayınlanan Digiti Lingua (Parmakların Dili) kitapçığında bulunur.[14] Parmak alfabesinin gizlilik veya tamamıyla eğlence amaçlı kullanılabileceğini öne sürmüştür. Dokuz harf daha önceki alfabelerde de bulunabiliyorken on yedi tanesi tanımlanan yirmi altı el şeklinin iki setinde bulunabilir.

Charles de La Fin vücutta gösterilen bir yerin baş harfinin bir harfi göstereceği, sesli harflerin de diğer İngiliz sistemlerindeki gibi parmak uçlarından gösterilebileceği bir sistemi sunduğu kitabını 1692’de yayınlamıştır.[15] Bunu hem İngilizce hem de Latince için yapmıştır.

1720’ye geldiğimizde, İngiliz parmak alfabesi şimdiki formuna neredeyse yaklaşmıştı17. Bu alfabenin selefleri Hindistan, Avustralya, Yeni Zelanda, Uganda ve Güney Afrika gibi eski İngiliz kolonilerinde ve Yugoslavya, Karayipler’deki Büyük Kayman Adası, Endonezya, Norveç, Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri gibi yerlerde de sağır toplulukları (ya da en azından sınıflarda) tarafından kullanılmıştır.

Fransız Charles-Michel de l’Épée şimdiye kadar Fransa ve Kuzey Amerika’da büyük ölçüde aynı kalan alfabesini 18. yüzyılda yayınladı. 1755’te, Abbé de l’Épée Laurent Clerc’in tartışmalı olarak en ünlü mezunu olduğu sağırlar okulunu Paris’te kurdu. Clerc, Thomas Hopkins Gallaudet ile 1817’de Hartford Connecticut’ta Amerikan Sağır Okulu’nu (American School for the Deaf) kurmak için Amerika’ya gitti.[16] Gallaudet’in oğlu, Edward Miner Gallaudet 1857’de Washington, D.C.’de sağırlar için bir okul kurdu, okul 1864’te Ulusal Sağır-Dilsiz Koleji (National Deaf- Mute College) oldu. Şimdi Gallaudet Üniversitesi olan okul, dünyada sağırlara sosyal bilim alanında eğitim veren tek okuldur.

Türk İşaret Dili’nin (TİD) kökeni kesin olarak bilinmese de varsayımsal olarak kökü Osmanlı saraylarında bulunan sağırlara dayandırılmaktadır. Fatih Sultan Mehmet’ten beri sarayda sağırların olduğu ve bazı işiten insanların kendi aralarında da işaret dilini konuştukları biliniyordu. Eğitim konusunda ise ilk çalışmalar 2. Abdülhamit döneminde yapılmıştır. Bu dönemde sağırlar için çeşitli yerlerde sağır okulları açılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında açılan okullar oralist metotla çalışmaktaydı, fakat 2000’li yıllarda bu metodun terkedilmesiyle, Türkiye’de bulunan okullar işaret dilinde eğitime geçti.[17]

İşaret dillerinin genellikle bulunduğu bölgelerdeki konuşma dilleriyle arasında hiçbir dilbilimsel bağ bulunmaz. İşaret dili ve konuşma dili arasındaki ilişki karmaşık ve konuşma dilinden çok bulunduğu ülkeye göre değişim gösteren bir şeydir. Örneğin, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri İngilizce konuşmaktadır, fakat Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’nın İngilizce konuşan kesimlerinin kullandığı Amerikan İşaret Dili (ASL) Fransız İşaret Dili’nden[16] türemiş olup, diğer üç ülkenin kullandığı İngiliz, Avusturya ve Yeni Zelanda İşaret Dilleri’nin varyantlarının Amerikan İşaret Dili’yle bağlantısı yoktur.[18] Aynı şekilde, İspanyolca her iki ülkede de kullanılan dil olmasına rağmen, İspanya ve Meksika’nın işaret dilleri birbirinden farklıdır[19], ve Bolivya’nın işaret dili diğer İspanyolca konuşan ülkelerin işaret dillerinin aksine Amerikan İşaret Dili temellidir[20]. “Ulusal” işaret dillerinin içerisinde bile konuşma dilinin ağızlarıyla örtüşmekten ziyade genellikle sağır okulunun bulunduğu yere göre farklılık gösterebilen “ağızlar” bulunmaktadır.[21][22]

Uluslararası İşaret Dili, önceki adıyla Gestuno, genellikle Deaflympics gibi uluslararası sağır etkinliklerinde ve Dünya Sağırlar Federasyonu’nun toplantılarında kullanılmaktadır. Son çalışmalar Uluslararası İşaret’in karma dil (pidgin) olduğunu öne sürse de karma dilden daha kompleks olduğunu ve bir işaret dili olmaya daha yakın olduğu sonucunu gösteriyorlar. [26] Uluslararası İşaret daha yaygın bir terim olsa da bazen Gestuno[23]Uluslararası İşaret Karma-dili [24] veya International Gesture (IG)[25] terimleri kullanılmaktadır. Uluslararası İşaret, Dünya Sağır Federasyonu (World Federation of the Deaf) ve başka uluslararası organizasyonlar tarafından kullanılan bir terimdir.

Kaynak: Wikipedia