Türk İşaret Dili ya da TİD, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki işitme engelliler tarafından kullanılan dildir. Diğer işaret dilleri gibi Türk İşaret Dili de Türkçenin gramer yapısından farklı olarak kendine özgü bir gramer yapısına sahiptir. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre Türkiye’de 89.043 kişi (53.543’i erkek 35.500’i kadın) işitme engelli, 55.480 kişi de (34.672 erkek ve 20.808 kadın) konuşma engellidir. 16. ve 17. yüzyıllardan itibaren Osmanlı Devleti’nde sarayda, hamamlarda ve hatta mahkemelerde işaret dilinin kullanıldığına dair kayıtlar mevcuttur. Günümüzde kullanılan Türk İşaret Dilinin Osmanlı’daki işaret dilinin devamı olup olmadığı henüz kanıtlanmış değildir. Ancak II. Abdülhamit zamanında İstanbul’da açılan sağırlar okulu göz önüne alınırsa TİD’in en az 120 yıllık bir tarihi vardır.
Son senelerde Türk İşaret Diliyle ilgili çalışmalar hız kazanmıştır.
Türk İşaret Dili’nin (TİD) kökeni kesin olarak bilinmese de varsayımsal olarak kökü Osmanlı saraylarında bulunan sağırlara dayandırılmaktadır. Fatih Sultan Mehmet’ten beri sarayda sağırların olduğu ve bazı işiten insanların kendi aralarında da işaret dilini konuştukları biliniyordu. Eğitim konusunda ise ilk çalışmalar 2. Abdülhamit döneminde yapılmıştır. Bu dönemde sağırlar için çeşitli yerlerde sağır okulları açılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında açılan okullar oralist metotla çalışmaktaydı, fakat 2000’li yıllarda bu metodun terkedilmesiyle, Türkiye’de bulunan okullar işaret dilinde eğitime geçti.